Merhaba, merdiven yerine asansörü seçtiğin anda göz göze geliyoruz. Kapılar kapanırken o Rus duruşum, uzun bacaklarım ve ince belimle tam karşındayım. Beyoğlu’nun dar sokaklarından çıkıp İstiklal’in kalabalığına karışmadan önce, Cihangir’in yokuşunu inerken, Tünel’in eski raylarında sallanırken bile aklında sadece bir görüntü kalıyor: kısa bir bakış, ağır bir nefes ve o anki elektrik.
Bazen Taksim Meydanı’ndan Karaköy’e inerken, bazen Galata Kulesi’nin gölgesinde dolanırken aklımda tek soru var. Sen o asansörde ne kadar dayanabileceksin? Parmak uçlarım tenine değmeden önce, dudaklarım kulağına fısıldamadan önce, o dar alanda bedenimin sıcaklığı seni sardığında sadece gözlerimle bile nasıl teslim alacağımı hissediyorsun. Rus kanımın o derin, ağır çekiciliğiyle yavaş yavaş yaklaşıyorum; dudaklarımı aralıyorum, nefesimi ensene veriyorum ve bir an için zamanı durduruyorum.
Şimdi söyle, asansörün düğmesine basmadan önce ne düşünüyorsun?
- Yaş: 24
- Semt: Beyoğlu
- Boy: 172
- Kilo: 52
- Müsaitlik: Akşam saatleri
- Görüşme: Otel, rezidans
